ÇAMELİ DELTA KANAT UÇUŞLARI

    DELTA KANAT UÇUŞLARI

Deltakanat, diger adıyla yelkenkanat yüksek ve bir tepeden koşarak veya vinç (tow) ya da motorlu hafif bir hava aracıyla çekilerek (aerotow) havalanan motorsuz ve hafif bir hava aracıdır.Birçok modern deltakanat aliminyum veya kompozit materyalleren üretilir ve kumandası, pilotun ağırlığını, ağırlık merkezinden kaydırmasıyla sağlanır. Pilot harness adı verilen kuşamı giyerek askı kolonu ve karabina yardımıyla kanada bağlanır.

Bu hava aracı teknolojinin ilerlemesi ile gelişimi sırasında birçok evrim geçirmiştir. Deltakanadın ilk yıllarında pilotlar küçük tepelerden kısıtlı süreyle ve dar bir alanda bu spor yapılabiliyorken, günümüzde CAD/CAM gibi yüksek teknolojili yenilikler ve Kevlar-Karbon gibi kompozit materyallerin endüstride yaygınlaşması ile büyük bir evrim geçirmiştir. Saatlerce süren yelken ucuşları, termal hava akımlarıyla binlerce metre irtifa kazanımı ve ülkeyi baştan başa geçen uzun ve yüksek irtafalı uçuşlar artık güvenle yapılabilmektedir.

GELİŞİMİ VE EVRİMİ

Yelkenkanadın bilinen en eski formu 4.yy’da Çin’de imparator Wenxuan of Northern Qi zamanında, Daoist Ge Hong’un yazılarında bahsedilir. İdam cezasına çarptırılmış bir mahkümun test pilotu olarak kullanılmasıyla büyük bir uçurtma kuleden aşağı atılmıştır.

Bazı uçuşlar MS 875’li yıllara kadar dayanır. Mühendis ve kimyager Abbas Ibn Firnas adlı kişi birkaç uçuş denemesi yapmış, fakat temel uçuş prensipleri bilinmediği için bu denemeler sonuçsuz kalmıştır. 1880’lerin başında teknik ve bilimdeki gelişmeler ilk ve doğru kanadın keşfedilmesinde büyük rol oynamıştır. Otto Lilienthal adlı alman mühendis “Uçma Sanatının Temelleri Kuş Uçuşu” adlı kitabıyla uçuşun temel prensipler hakkında birçok çalışmalar yapmış, yelkenkanada benzer dizayn ettiği planörle 2000’den fazla kaydedilmiş uçuş gerçekleştirmiştir.

Son denemesinde 17 metreden düşmüş ve omurgası kırılmış,son sözleri ” Kurbanlar olmalıydı, Rüya başladı.. Bunu sürdürün” olmuştur.

Birçok yabancı kaynaklarda bahsedilmese de Otto Liliental’den çok önce 1632 yılında lodoslu bir havada Galata Kulesi’nden kuş kanatlarına benzer bir araç takıp kendini boşluğa bırakan ve uçarak İstanbul Boğazı’nı geçip 3000 m. ötede Üsküdar’da Doğancılar’a inen Hezarfen Ahmet Çelebi, Türk bence de dünya havacılık tarihinin en kayda değer simalarından birisidir. Ne yazık ki uçuşları hakkındaki tek bilgi sadece Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde vardır.

1951 yılında Francis Rogallo ve eşi Gertrude Rogallo esnek kanatlar için (Rogallo Kanadı) ilk patente başvuran kişiler olmuş, ve 1948 yılında US Pat.2546078 numarasıyla “kendinden şişen esnek uçurtma” adlı buluşun patentini almıştır. 1957 yılında NASA uzay kapsülü Gemini için kurtarma sisteminde kullanmak amacıyla bu kanat deneylerde kullanılmış ancak sonraları kanat yerine paraşüt sistemi seçilmiştir. Rogallo ilk, orjinal, basit, yeteri kadar ucuz, herkesin alabileceği bir kanat fikrinin babası ve modern yelkenkanadın atası olmuştur.

1960-1962 yıllarında Barry Hill Palmer esnek kanat konseptini koşarak havalanılabilen deltakanatlara adapte etmiş, 1963’te deltakanatlara aerofil yapı John W.Dickenson tarafından eklenmiş ve 60 tane üretilip satılmıştır.

1966’da Bill Moyes ve Bill Bennet’in su kayaklarına bağlı olarak yaptıkları bu spor, kanadı çeken ipin kopmasıyla kanat havalanmış ve modern yelkenkanat uçuşu başlamıştır.

Deltakanat başlangıçta güvensiz bir spor olarak değerlendirilirken, Günümüzde HGMA, BHPA veya DHV kuruluşlarınca sertifikalandırılmış ve üreticilier tarafından yüksek teknolojili malzemeler kullanılarak üretilen modern deltakanatlar yapısal olarak güçlüdür ev oldukça güvenli uçuş sağlarlar.

Buna rağmen hafif hava araçlarının dikkatsiz, hatalı kullanımları veya uygun olmayan rüzgar ve hava koşullarında uçulması veya her iki faktörün de bir arada olması sonucu bu tip araçlar kolayca hasar görebilir ve kazalara neden olabilir.Tüm modern deltakanatlar, amaçlanan uçuş karakteristiklerine bağlı olarak stoldan kurtulabilecek mekanizmalara sahiptir ve mümkün olan en iyi uçuş kararlılığına sahip olucak şekilde üretilir. Buna rağmen uçuşun doğası gereği ,güvenlik , termal ve rüzgar şartları gibi insan dışı faktörlerlere de bağlıdır.

Pilot veya pilot dışı faktörler nedeniyle çoğu havacılık sporunda olduğu gibi deltakanat sporunda da ciddi yaralanmalar ve ölümcül kazalar meydana gelmektedir. Pilot güvenliği ve eğitim diğer havacılık branşlarında olduğu gibi bu sporda en önemli konulardan birini oluşturur. Pilot harness adı verilen uçuş kuşamında yedek paraşüt taşır ve acil durumlarda paraşütü açarak yere güvenli bir şekilde yere iner. Kask ve çengelli bıçak pilotun güvenlik amacıyla taşıdığı diğer ekipmanlardan biridir.

Pilot eğitimiyle birlikte kazalarda büyük bir azalma meydana gelmiştir . Başlangıçta pilotlar deneme yanılmayla ile öğrenirken günümüzde bu spor güvenlik limitleri içinde ve standartlara sahip eğitim programlarıyla, öğrenilmekte ve uygulanmaktadır.

Ülkemizde Yelkenkanatçılık 1988 yılında Türk Hava Kurumu tarafından başlatılmış, İtalyan yelkenkanat öğretmenlerinin İnönü Eğitim Merkezinde verdiği eğitimlerle seçilen 10 pilot adayından 5’i eğitimi tamamlayarak yelkenkanat pilotu olmuştur.

Deltakanat Tarihindeki Kilometre Taşları

1960’lar Az sayıda pilot Amerikanın batı ve doğu sahillerine , bambu, plastikten ve rogallo kanadına ve buna benzeyen ilginç şekillerden yapılma kanatlarla yayılmıştır.

1970’in başları Kanatlar çoğunlukla aliminyum ve dakrondan imal edildi.

Temmuz 1973 Sylmar’da ilk Deltakanat Ulusal Şampiyona düzenlendi.

Ağustos 1973 Bu sporla ilgili ilk kitap Dan Poynter tarafından yazıldı

Eylül 76 Kössen Avusturya’da ilk Dünya Şampiyonası düzenlendi. Kategori 1’de C.Steinbach, kategori 2’de T.Delore, kategori 3’de K.Battle 1. oldu .

Temmuz 1977 Jarry Katz Kalifornia Owens Valley’de 100 mil sınırını aştı.

Temmuz 1983 Larry Tudor Kalifornia Owens Valley’de Comet 2’siyle 221.5 mil uçarak 200 mil sınırını aştı.

Temmuz 1983 Judy Leden 146.8 mil uçarak 100 mil sınırını aşan ilk kadın oldu.

Temmuz 2001 Manfred Ruhmer Zapata, Teksas’da 400 mil sınırını aştı.